ÜRETMEYE TEŞVİK EDEN KÜÇÜK ÖLÇEKLİ YEKA İHALELERİ YAPILMALI

Türkiye’nin rüzgâr enerjisindeki kurulu gücü geçen yıl yüde 7,2 artarak 7 bin 370 Megavat’a (MW) ulaşırken, geçen yıl devreye alınan 497 MW yatırım, son 7 yılın en düşük değeri olarak dikkat çekti. Toplam kurulu gücün yaklaşık %8’ini oluşturan rüzgâr enerjisinde yeni yatırımların devreye alınması için arzı tabana yayan teşvik mekanizmalarının hayata geçirilmesi gerektiği önerildi.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Enerji Sanayicileri ve İşadamları Derneği (ENSİA) Başkan Yardımcısı Alper Kalaycı, 2017 yılında ihaleleri tamamlanan 1000’er MW gücündeki Rüzgar ve Güneş YEKA ihalelerin gerçekleşmesinde sorunlar yaşandığını belirtti.

Dünyanın önde gelen şirketlerinin yarıştığı büyük ölçekli ihalelerin yapılmasının yanlış olmadığını, buna karşılık 100’er MW ve daha altında kapasitedeki ihaleleri özendirmek gerektiğine dikkat çeken Kalaycı, “Yanlış olan büyük ölçekli ihaleleri yapmak değil, tüm yumurtaları aynı sepete koymakta. Enerji kooperatifleri eliyle daha çok yatırımcıyı ve şirketi sistemin içine dâhil etmek gerekiyor. Almanya’da başarıyla uygulanan sistem de bundan farklı değil. İyi uygulama örneklerini inceleyip ülkemizin şartlarına entegre etmemiz mümkün.” dedi.

// ENSİA’NIN 2017’DEKİ UYARISI

ENSİA’nın, YEKA ihalelerinin yapıldığı 2017 yılında kamuoyunun dikkatine sunduğu ve sektörde büyük yankı yaratan “Küçük ölçekli YEKA” önerisinin ne kadar haklı olduğunun bugün daha iyi anlaşıldığını vurgulayan Kalaycı, gerçek kişilerin oluşturacağı kooperatif ve benzeri oluşumlar için ayrı kuralların tanımlanmasının önemine işaret etti. Bu yapıların küresel şirketlerle aynı şartlarda yarışma şanslarının olmadığını hatırlatan Kalaycı, şu değerlendirmeyi yaptı:

// ALMANYA’DA BAŞARIYLA UYGULANIYOR

“Almanya başta olmak üzere pek çok ülkede başarıyla uygulanan bu sistemin düzgün bir tanımlama ile Türkiye’de de başarılı olmaması için bir sebep yok. Bu sistemde kooperatiflerin elde edeceği avantajlar ile büyük ölçekli yatırımcıların ve dağıtım şirketlerinin menfaatlerinin birbirinden keskin çizgilerle ayrılması gerekiyor. Sektöre yatırım yapacak ve markalaşacak yeni girişimlerin heyecanlarını tahrik etmeye devam ederken, büyük ölçekli taleplerin herhangi bir sebeple sorun yaşamaları durumunda, küçük ölçekli yatırımcılar pazarın destekleyici unsurları olacaklar. Böylece tedarik zinciri daha güvenli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşacak. Aynı zamanda ülkemizde üretim alanında yapılan yatırımların da atıl kalmasının önüne geçilecek. Benzer bir durum lisanssız üretimde de geçerli. Küçük ölçekli üretim yapan şirketlerin büyümesi, ‘tüketim noktasında enerji üretimi’ vizyonuna daha hızla ulaşmamıza olanak sağlayacak.”

// YERLİ TEKNOLOJİLER DE GELİŞECEK

Alper Kalaycı, küçük ölçekli YEKA’ların teşvik edilmesinin bir başka önemli sonucunun, yerli teknolojilerin gelişmesine imkân sağlaması ve yan sanayinin gelişimine öncülük ederek değer zincirinde yer alacak şirket sayısının artması olduğuna dikkat çekti.

Türkiye’nin rüzgâr enerjisindeki kurulu gücü geçen yıl yüzde 7,2 artarak 7 bin 370 Megavat’a (MW) ulaşırken, geçen yıl devreye alınan 497 MW yatırım, son 7 yılın en düşük değeri olarak dikkat çekti. Toplam kurulu gücün yaklaşık %8’ini oluşturan rüzgâr enerjisinde yeni yatırımların devreye alınması için arzı tabana yayan teşvik mekanizmalarının hayata geçirilmesi gerektiği önerildi.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Enerji Sanayicileri ve İşadamları Derneği (ENSİA) Başkan Yardımcısı Alper Kalaycı, 2017 yılında ihaleleri tamamlanan 1000’er MW gücündeki Rüzgar ve Güneş YEKA ihalelerin gerçekleşmesinde sorunlar yaşandığını belirtti.

Dünyanın önde gelen şirketlerinin yarıştığı büyük ölçekli ihalelerin yapılmasının yanlış olmadığını, buna karşılık 100’er MW ve daha altında kapasitedeki ihaleleri özendirmek gerektiğine dikkat çeken Kalaycı, “Yanlış olan büyük ölçekli ihaleleri yapmak değil, tüm yumurtaları aynı sepete koymakta. Enerji kooperatifleri eliyle daha çok yatırımcıyı ve şirketi sistemin içine dâhil etmek gerekiyor. Almanya’da başarıyla uygulanan sistem de bundan farklı değil. İyi uygulama örneklerini inceleyip ülkemizin şartlarına entegre etmemiz mümkün.” dedi.

// ENSİA’NIN 2017’DEKİ UYARISI

ENSİA’nın, YEKA ihalelerinin yapıldığı 2017 yılında kamuoyunun dikkatine sunduğu ve sektörde büyük yankı yaratan “Küçük ölçekli YEKA” önerisinin ne kadar haklı olduğunun bugün daha iyi anlaşıldığını vurgulayan Kalaycı, gerçek kişilerin oluşturacağı kooperatif ve benzeri oluşumlar için ayrı kuralların tanımlanmasının önemine işaret etti. Bu yapıların küresel şirketlerle aynı şartlarda yarışma şanslarının olmadığını hatırlatan Kalaycı, şu değerlendirmeyi yaptı:

// ALMANYA’DA BAŞARIYLA UYGULANIYOR

“Almanya başta olmak üzere pek çok ülkede başarıyla uygulanan bu sistemin düzgün bir tanımlama ile Türkiye’de de başarılı olmaması için bir sebep yok. Bu sistemde kooperatiflerin elde edeceği avantajlar ile büyük ölçekli yatırımcıların ve dağıtım şirketlerinin menfaatlerinin birbirinden keskin çizgilerle ayrılması gerekiyor. Sektöre yatırım yapacak ve markalaşacak yeni girişimlerin heyecanlarını tahrik etmeye devam ederken, büyük ölçekli taleplerin herhangi bir sebeple sorun yaşamaları durumunda, küçük ölçekli yatırımcılar pazarın destekleyici unsurları olacaklar. Böylece tedarik zinciri daha güvenli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşacak. Aynı zamanda ülkemizde üretim alanında yapılan yatırımların da atıl kalmasının önüne geçilecek. Benzer bir durum lisanssız üretimde de geçerli. Küçük ölçekli üretim yapan şirketlerin büyümesi, ‘tüketim noktasında enerji üretimi’ vizyonuna daha hızla ulaşmamıza olanak sağlayacak.”

// YERLİ TEKNOLOJİLER DE GELİŞECEK

Alper Kalaycı, küçük ölçekli YEKA’ların teşvik edilmesinin bir başka önemli sonucunun, yerli teknolojilerin gelişmesine imkân sağlaması ve yan sanayinin gelişimine öncülük ederek değer zincirinde yer alacak şirket sayısının artması olduğuna dikkat çekti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest